İş Sözleşmesinin Sona Ermesi


İş Sözleşmesinin Sona Ermesi

İş sözleşmesi taraflardan birisinin iş akdini feshetmesi ile sonlanabileceği gibi fesih işlemi yapılmadan da son bulabilir.

İş Akdinin Fesih Olmaksızın Sona Ermesi: İş akdini fesih işlemi olmadan sona erdiren birçok sebep bulunmaktadır.

Tarafların Anlaşması: İş sözleşmesinin tarafları karşılıklı olarak anlaşarak her zaman iş sözleşmesini sona erdirebilirler. Tarafların anlaşarak iş sözleşmesini sona erdirmelerinde iş sözleşmesinin belirli süreli ya da belirli süresiz olmasının bir önemi yoktur. Belirli süreli iş sözleşmeleri de belirli süresiz iş sözleşmeleri de tarafların anlaşmaları ile sona erdirilebilecektir. Taraflar iş sözleşmesini anlaşarak sona erdirmişlerse aksi kararlaştırılmadığı sürece bildirim sürelerinin beklenmesine gerek yoktur. Tarafların iş sözleşmesini sona erdirmelerine yönelik beyanları ile anlaşmalarına bozma sözleşmesi ya da ikale denilmektedir. Bozma sözleşmesinde taraflar iş sözleşmesinin hangi tarihten itibaren sona ereceğini de belirlerler. Ancak iş sözleşmesinin tarafların anlaşması ile bitmesi halinde taraflar arasında tazminat borcu doğmaz, işçi ihbar tazminatına hak kazanamaz ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Ayrıca tarafların anlaşarak iş sözleşmesini sona erdirmeleri halinin geçerli olabilmesi için tarafların iradelerinin açık bir şekilde özgür iradelerini yansıtacak şekilde ortaya konulması ve makul yararlarının bulunması da şarttır.

Belirli süreli iş sözleşmeleri de belirli süresiz iş sözleşmeleri de tarafların anlaşmaları ile sona erdirilebilecektir

Sözleşme Süresinin Dolması: Belirli süreli iş sözleşmelerinde sözleşmede belirlenen sürenin dolması ile beraber fesih ve ihbar bildirimine gerek kalmadan sözleşme kendiliğinden sona erer. İş sözleşmesinin belirli bir işin tamamlanması ya da belirli bir olgunun gerçekleşmesi ile sona ereceği kararlaştırılmış ise bu halde de işin tamamlanması veya olgunun gerçekleşmesi ile iş sözleşmesi yine sona erecektir.Ancak taraflar her ne kadar sözleşmenin bitimi için ihbar ve fesih bildiriminde bulunulmasına gerek olmasa da kendi aralarında sözleşmenin bitmesinden belirli bir süre önce sözleşmeyi yenilemek istemeyen tarafın karşı tarafa bildirimde bulunmasını kararlaştırabilirler. Bu halde tarafların bildirimde bulunmaması halinde iş sözleşmesinin yeni dönem için devam edeceği kabul edilir. Ancak sözleşme bu halde belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşecektir.

Taraflardan Birinin Ölümü: İş sözleşmesinin taraflarından olan işçinin ölümü ile işverenin ölümü hallerinde farklı sonuçlar doğacaktır.

İşçinin ölümü halinde; işçinin iş görme borcunun sona ermesi ile iş sözleşmesi de sona erecektir. İşçinin kanundan ve sözleşmeden doğan tüm hakları ise mirasçılarına geçecektir.

İşverenin ölümü halinde; İşyerinin devrine ilişkin hükümler uygulama alanı bulacaktır. İş sözleşmesinin işverenin ölümü ile sona ermesi halinde işverenin yerini mirasçıları alacaktır. Ancak iş sözleşmesi büyük ölçüde işverenin kişiliği dikkate alınarak yapılmış ise işverenin ölümü halinde iş sözleşmesi kendiliğinden sona erecektir.

İş Sözleşmesinin Fesih İle Sona Ermesi: Fesih, iş sözleşmesini taraflardan birisinin sona erdirdiğine yönelik irade beyanını karşı tarafa iletmesidir. Fesih işlemi yenilik doğuran bozucu bir haktır. Fesih bildirimi karşı tarafa yazılı olarak yapılmalıdır. Her ne kadar sözlü olarak fesih bildirimi de yapılabiliyor olsa da fesih bildiriminin yazılı olması ispat koşulu olduğundan yazılı fesih bildirimi tarafların yararına olacaktır. Fesih, koşulları ve sonuçlarına göre bildirimli ve bildirimsiz olmak üzere ikiye ayrılır.

Bildirimli Fesih: Bildirimli fesih, belirsiz süreli ve sürekli iş sözleşmelerinde söz konusu olabilecektir. Bu tür iş sözleşmelerinde bildirimli fesih yolu ile belirli bir süre geçtikten sonra taraflar sözleşmeyi sona erdirebileceklerdir. Bildirim süreleri İş Kanununda işçinin kıdemi göz önünde bulundurulmak suretiyle belirlenmiştir. Kanundaki düzenlemeye göre;

İş sözleşmesinin altı aydan az sürmesi halinde işçi için bildirimin işverene yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,

İş sözleşmesinin altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmesi halinde işçi için bildirimin işverene yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,

İş sözleşmesinin bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmesi halinde işçi için bildirimin işverene yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,

İş sözleşmesinin üç yıldan fazla sürmesi halinde işçi için bildirimin işverene yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra iş sözleşmesi sona erecektir.

Kanunda belirlenen bu süreler en kısa sürelerdir. İş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmelerinde bu süreler uzatılabilecek ancak daha kısa süreler hiçbir koşulda belirlenemeyecektir. Ayrıca sözleşmenin askıda kaldığı hallerde bildirim süreleri de işlemeyecektir.

Bildirimsiz Fesih: Bildirimsiz fesih, taraflardan birisinin iş sözleşmesini haklı bir sebebe dayanarak feshetmesidir. Bildirimsiz fesihte taraflardan birisi için sürdürülmesi imkansız hale gelen iş sözleşmesinden tarafın, objektif iyiniyet kurallarına göre kurtulması amaçlanmıştır. İşçinin ve işverenin haklı sebeplere dayanarak iş sözleşmesini bildirimsiz fesih yolu ile sona erdirmesinde hangi sebeplere dayanabileceği İş Kanunu madde 24 ve 25te düzenleme bulmuştur.

İşçinin bildirimsiz fesih hakkını kullanabileceği hallere örnekler;

İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.

İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.

İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.
İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.

İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.

İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.

İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,

İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa

İşverenin bildirimsiz fesih hakkını kullanabileceği hallere örnekler;

İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi

İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda

İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.

İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması

İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir