Mahkemede Uzlaşma


Mahkemede Uzlaşma

Uzlaştırma usulü hukukumuza Ceza Hukuku Mevzuatı’nda 2005 yılında yapılan değişikliklerle girmiş olup bir süre sonra yapılan düzenlemeler ile Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun içerisinde kesin olarak yerini almıştır. Adalet sistemimin en belirgin sorunu olan iş yükünün fazlalığına bir çözüm bulmak için arayışlar içerisine girilmiş ve sonunda bu kurum oluşturulmuştur. Hem hukuk hem de ceza yargılamalarında yargılama usulüne alternatif bir yol olarak oluşturulan uzlaşma yolunda kısa zamanda büyük başarılar elde edildiği görülmektedir. Adil ve hızlı yargılama hem bizim kanunlarımızda hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde düzenlenmiştir. Buna uygun olarak yargılamanın hızlanmasında uzlaşma yolunun büyük bir katkısı vardır.

Uzlaştırma usulüne soruşturma aşamasında başvurulabileceği gibi kovuşturma aşamasında da başvurulması mümkündür. Uzlaştırma usulü CMK md.253’te düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre,

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile

Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;

Kasten yaralama

Taksirle yaralama

Konut dokunulmazlığının ihlali

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması

Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçları için uzlaşma yoluna başvurulabilecektir.

Ancak soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda uzlaştırma yoluna başvurulması mümkün olmayacaktır.

Mahkeme uzlaştırma usulüne ilişkin olarak tebligat ve yazışmaları duruşma gününü beklemeksizin dosya üzerinden yapılabilecektir.

Mahkeme aşamasında uzlaşma bazı durumlarda mümkün olmaktadır. Bu özel durumlar kanunda belirli şekilde sayılmıştır. Sayılan özel durumları dilerseniz şimdi beraber inceleyelim.

İlk durum kovuşturma konusu olan suçun hukuki niteliğinin değişmesi sonucunda suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılmasıdır. Mahkeme esnasında suçun uzlaşmaya tabi bir suç olduğu anlaşılması durumunda dava dosyası uzlaştırma bürosuna gönderilmektedir.

Soruşturma aşamasında uzlaştırma teklifinde bulundurulması gerektiği halde bu suç için uzlaştırma yoluna başvurulmadığının anlaşılması durumunda mahkeme dosyayı yine uzlaştırma bürosuna göndermek durumunda olacaktır.

Bir diğer durum ise Cumhuriyet Savcısı tarafından iddianame düzenlenmeksizin doğrudan doğruya mahkeme önüne gelen uzlaşmaya tabi bir suçun varlığıdır.

Mahkeme aşamasında yapılan bir kanun değişikliği ile daha önce uzlaşma kapsamına girmeyen suç yeni kanun ile uzlaşma kapsamına girdiyse bu durumda mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermek ile mükelleftir.

Mahkeme uzlaştırma usulüne ilişkin olarak tebligat ve yazışmaları duruşma gününü beklemeksizin dosya üzerinden yapılabilecektir. Mahkeme aşamasında yapılmış olan uzlaştırma işleminin başarısızlık ile sonuçlanması durumunda, taraflar daha sonra kendi aralarında uzlaştıklarını gösteren belgeyi hüküm verilmeden mahkemeye sunmaları durumunda uzlaşma yolu başarı ile sonuçlanmış kabul edilebilecektir. Mahkeme aşamasında uzlaştırma yoluna başvurulması ve bu yolun başarı ile tamamlanması durumunda davanın düşmesi kararı verilecektir. Ancak bu karar edimin derhal yerine getirilmesi durumunda söz konusu olur. Şayet edimin yerine getirilmesi ileri bir tarihe bırakıldıysa ya da edim taksitler halinde yerine getiriliyorsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilecektir. Uzlaştırmanın başarısızlık ile sonuçlanması durumunda kural olarak bir daha bu yola başvurulamayacaktır. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi taraflar kendi aralarında anlaşarak bu yola başvurabilirler.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir