Müsadere Nedir, Tarihi Geçmişi Nasıldır

Müsadere nedir? İşlenmiş olan bir suçtan kaynaklı olarak bir takım eşya ya da kazançların devlete aktarılmasına müsadere denir. TCK da yer alan özel müsadere sistemine göre; kişiye alt mal varlığının suçla doğrudan ilgisinin bulunması gerekmektedir. Bu tür eşya ya da kazançların değeri müsadere edilmektedir. Burada müsaderenin önkoşulun malvarlığının suçla ilgisinin bulunduğunu unutmamak gerekmektedir.

Osmanlı Devleti’nde belli dönemlerde yaygın olarak kullanılan bir cezalandırma usulü olduğunu söylemek mümkündür. Haksız kazanç sağlayan görevlilerin mal varlıklarına devlet tarafından el konmaktadır. Bu usul müsadere olarak geçiyor. 17. Yüzyıl ve sonrasında ölen ya da idamına karar verilen yüksek derecedeki memurlar bu uygulamadan nasibini almıştır.

Usul ilk olarak Fatih Sultan Mehmet döneminde başlamıştır. Devlet görevini icra ederken kişinin edinmiş olduğu mallar kamuya ait sayılır. Başka İslam devletlerinde de kendine yer bulan uygulamanın kaldırılması ise Tanzimat Dönemi’nde olmuştur. Temel amaç devlet mevkiinde olanların ölümlerinin ardından miras bırakmalarının mümkün olmadığını düşünerek dürüst davranmalarına yönlendirmekti.

 

 

Günümüzde Müsadere ve Özellikleri 

Günümüzde bir suç sonucu elde edilmiş kazançlara devlet el koymaktadır. Suçun çeşidine ve özelliğine bağlı olarak müsaderenin çeşidi de farklılaşıyor. Malın haksız yere edinilmiş olması bu uygulama için temel oluşturmaktadır. Suç sonucu oluşan zenginleşme ve mallar mahkeme kararıyla devlet tasarrufuna geçer.

Türk hukuku kapsamında bu uygulamanın farklı çeşitleri vardır. Peki, genel müsadere nedir? Tüzel ya da gerçek kişinin üzerine olan tüm mal varlığının devlet eline geçmesidir. Ancak bu çeşit bir uygulamanın işleme konulması mümkün değildir. Genel bir el koyma kanunla yasaklanmıştır. Tüm kazanca ve mal varlığına işlem yapılmaz. Bunun yerine özel müsadere işlemi yapılabilir. Bunun için de malın ya da kazancın suç unsuru taşıyan bir şekilde ele geçirilmesi gerekiyor. Söz konusu suçla ilgisi olmayan mal ve paraların aktarımı mümkün değildir.

İlgili Link: İş Yerinde Mobbing Davaları 

Uygulamanın Hukuki Nitelikleri 

Yetkili mahkemelerce kararı verilen uygulama için belirlenmiş koşullar bulunmaktadır. Üst düzey memurların mevkilerini kullanarak maddi menfaat elde etmemesi için alınan bir önlem olduğu için önemlidir. Durumun gerektirdiklerine bağlı olarak para, eşya, kabahat ve tüzel kişi müsaderesi yapılmaktadır.

Farklı nedenlerden ötürü şirket, vakıf ve dernek gibi yerlere de bu uygulama yapılmaktadır. Uygulama kazanılmış bir hak söz konusu olduğunda geçerli değildir. Bir dava sonucunda mal ya da nakdin devlete aktarılması kararı verilmişse kişi hak talebinde bulunamaz. Seyyar satıcıların mallarının zabıtalarca alınması buna örnektir.

İlgili Link: Bursa İş Kazası Avukatı 

Müsadere Uygulanması Şartları 

İşlemlerin belli koşulları bulunmaktadır. Buna uygun şekilde hareket etmek ve gereksiz kayıpların yaşanmasının önüne geçmek için belli şartlar vardır. En çok uygulandığını bilinen mal ve nakit müsaderesinin şartları genel olarak şunlardır:

  • El konacak malın ya da paranın üçüncü bir kişiye ait olmaması
  • Kasıtlı olarak işlenmiş bir suçun olması
  • Orantılılık ilkesi doğrultusunda gerçekleşmesi
  • Suç işlenmese de yasak eşyalara el koymak mümkündür.

İşlenen kabahatin ve kazancın birbiriyle doğrudan ilişki içinde olması gerekiyor. Bu noktada müsadere nedir sorusu kişinin kazanç sağlamaması gereken bir durumda zenginleşmesi sonucu bunun elinden alınmasıdır diyebiliriz. Taksirle işlenen suçlarda bu uygulamaya gidilmez.

 

Müsadere nedir? İşlenmiş olan bir suçtan kaynaklı olarak bir takım eşya ya da kazançların devlete aktarılmasına müsadere denir. TCK da yer alan özel müsadere sistemine göre; kişiye alt mal varlığının suçla doğrudan ilgisinin bulunması gerekmektedir.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir