Ön Ödemeli Konutun Geç Teslimi


Ön Ödemeli Konutun Geç Teslimi

Günümüzde en büyük ihtiyaçlardan birisi de barınma ihtiyacıdır. Bu sebepledir ki herkes kendisine ait bir evin içerisinde yaşamayı hayal etmektedir. Ancak günümüz ekonomik koşullarında ne yazık ki tüketiciler ev alabilecek kadar nakit paraya sahip değillerdir. Daha çok belirli bir peşinat ile ardından ise taksitlerle ev satın almak daha mantıklı bir çözüm olmaktadır.

Tüm bu ekonomik nedenlerle de hem özel sektör tarafından hem de devlet eliyle yapılan konutların satışında öncelikli olarak bir peşinat alınması ardından taksitle tüm borcun ödenmesi suretiyle tüketicinin konut sahibi olması yolu öngörülmüştür. Bu durum daha çok tüketici lehineymiş gibi görünse de bazı durumlarda satıcının davranışları sebebiyle tüketicinin mağdur olduğu da görülebilmektedir.

Tüketicinin cayma hakkı ile sözleşmeden dönme hakkını kullanması arasında sonuçları bakımından birbirinden farklıdır.

Ön ödemeli konut satışına yönelik hükümler Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda açıkça düzenlenmiştir.

  Ön ödemeli konut satış sözleşmeleri

ön ödemeli konut satış sözleşmeleri madde 40 nedir

Kanundaki açık düzenleme ile hem tüketiciye hem satıcıya birtakım borçlar yüklenmiştir. Tüketici, konut bedelini peşin ya da taksitlerle ödemeyi taahhüt ederken satıcı, taşınmazı tüketiciye devir veya teslime etmeyi taahhüt etmektedir.

Ön ödemeli konut satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kanunda belirlenmiş olan bazı unsurların gerçekleştirilmesi şartları aranmaktadır. Kanuna göre;

Sözleşmenin konusu mutlaka konut niteliğinde bir taşınmaz olmalıdır.

Tüketici satış bedelini peşin ya da taksitler ile ödemeyi taahhüt etmelidir.

Tüketicinin bu taahhüdüne karşılık satıcı, taşınmazı tüketiciye devir veya teslim etmeyi taahhüt etmelidir.

Teslim ödemeler başladıktan sonra olmalıdır.

Konut satış sözleşmesi mutlaka resmi şekilde yapılmalıdır. Taraflarına aralarında yapmış oldukları adi yazılı sözleşme geçerli değildir. Mutlaka noterde yapılmış bir resmi sözleşme bulunmalıdır.

Tüketicinin yapmış olduğu ön ödemeli konut sözleşmelerinde kanun tüketiciye cayma hakkını tanımıştır. Cayma hakkı kanunen sözleşmenin kurulması ile beraber 14 gün içerisinde kullanılabilecektir. Ancak taraflar arasında yapılan sözleşme ile konutun teslimi daha ileri bir vakit olarak kararlaştırılabilir. Fakat kanuna göre teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren 36 ayı geçemez. Taraflar sözleşme konusu konutun teslimi için 2 yıl gibi bir vakit sonrasını sözleşme ile kararlaştırabilecekken 5 yıl gibi bir süreyi kararlaştıramazlar.

Tüketicinin cayma hakkı ile sözleşmeden dönme hakkını kullanması arasında sonuçları bakımından birbirinden farklıdır.

Sözleşme konusu olan konutun devir ve teslim tarihine kadar tüketici herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeden dönebilecektir. Ancak bu durumda satıcı kanunda belirlenen bedeller ışığında tüketicinden bir tazminat talebinde bulunabilecektir.

Ön ödemeli konut satış sözleşmesinde konutun devir veya teslim süresi kanunen 36 ayı geçemez.

“Konutun teslimi

konutun teslimi madde 44 nedir

Binada kat irtifakının kurulması ve tapuda kat irtifakının tüketici adına tescil edilmesi ile satıcının tüketiciye konutu devir borcundan kurtulduğundan bahsedilebilecektir.

Ancak sözleşmede kararlaştırılan teslim süresinin geçmesine rağmen teslimin yapılmaması halinde  satıcı yönünden borçlu temerrüdünün koşulları gerçekleşmiş olacaktır. Bu halde tüketicinin dava açma hakkı doğacaktır. Ancak sözleşme taraflarından birisi tüketici olduğu için burada görevli olan Tüketici Hakem Heyeti ile Tüketici Mahkemeleridir. Tüketici Mahkemelerinin bulunmadığı yargı yerlerinde davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri tüketici mahkemesi sıfatı ile bakacaktır.

Borçlunun(satıcı) temerrüde düşmesi ile tüketici birtakım seçimlik haklara sahip olacaktır. Bu hakları Türk Borçlar Kanunundaki düzenlemeler sonucunda tüketici kazanmaktadır.

Satıcının borcunu yerine getirmeyerek temerrüde düşmesi halinde tüketici;

Her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminatı talep etme hakkına sahiptir.

Ayrıca tüketici borcun ifasında ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini bildirerek sözleşmeden dönebilir, kendi borcunu ifa etmesi sebebiyle uğradığı zararlarının karşılanmasını da isteyebilir. Sözleşmeden dönülmesi halinde ifa borcu ortadan kalkacak ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceklerdir.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir